ASEAN’ın 47. Zirvesi ve ASEAN Plus 6 sıfatıyla düzenlenen 20. Doğu Asya Zirvesi, 27 Ekim 2025 tarihinde Malezya’nın başkenti Kuala Lumpur’da gerçekleşti. Zirve, Laos’ta düzenlenen ilk toplantıda kimi kesimler tarafından büyük bir soru işareti olarak görülmüş ve Alexander Downer’ın “Do I consider myself an East Asian? … I consider myself an Australian” sözüne sahne olmuş olsa da 21. asrın ilk çeyreğinin kapanışında iddialı antlaşmalara ev sahipliği yaptı.
Malezya Başbakanı Enver İbrahim ile ABD Başkanı Donald Trump’ın, ikili ilişkileri “kapsamlı stratejik ortaklık” seviyesine yükselten anlaşmaya imza atması ve Tayland ile Kamboçya arasında imzalanan “Kuala Lumpur Barış Anlaşması”, zirvenin en somut çıktıları arasındaydı.
Yaklaşık 100 yıl öncesine uzanan gerilimi bu noktada irdelemek gerekir. 1863–1953 yılları arasında Fransız Hindiçini’nin bir parçası olan Kamboçya’nın, günümüzde gerginliğe sebep olan sınır haritası 1907’de Fransa tarafından çizildi. Hinduizm’de Tanrıların Vihāra’sı olarak bilinen “Preah Vihear” ve bir diğer önemli tapınak olan “Ta Muen Thom” gibi kritik tarihî ve jeopolitik öneme sahip yapılar ve bölgeler sınır çatışması içinde kalınca ortaya çıkan askerî gerginlik günümüze kadar taşındı.
Silahların ve gerilimin konuştuğu siyasi meydan, 21. yüzyılda 28 Mayıs 2025’te bir Kamboçya askerinin ölmesiyle başlayan çatışmalar sonucunda yeniden savaş esintilerine tanıklık etti. Tayland sınır geçişlerini ağırlaştırdı; Kamboçya ise Tayland dizilerinin yayınını yasakladı, Tayland’dan sebze-meyve, yakıt ve internet hizmeti ithalatını durdurdu.
Sınır hattındaki durum, diplomatik manevraların ötesinde ağır bir insani krize dönüştü. Bölgeden gelen raporlar ve saha görüntüleri, çatışmaların yalnızca askerleri değil, sivilleri de vurduğunu kanıtlar nitelikteydi. Sınır köylerinde yaşayan binlerce köylü evlerini terk ederek derme çatma sığınaklara çekilmek zorunda kalırken, bölgedeki okullar ve tapınaklar topçu ateşlerinin hedefi oldu.
İşte bu ağır tablo ve ekonomik ambargolar, ASEAN’ın bütünlüğünü tehdit eder noktaya gelince, çözümün adresi Kuala Lumpur oldu.
Zirvede, bölgesel istikrarı “Önce Amerika” doktrini çerçevesinde ticaret yollarının güvenliğiyle ilişkilendiren ABD Başkanı Donald Trump’ın, taraflara yönelik “ekonomik pragmatizm” baskısı, 27 Ekim’deki barış imzalarının atılmasında katalizör görevi gördü.

8 Aralık Kırılması: Barışın Çöküşü
Ancak liderlerin el sıkışması ve sığınaklardaki sivillerin evlerine dönüş umudu, sahadaki asırlık milliyetçi öfkeyi tamamen dindiremedi. Anlaşmadan yalnızca haftalar sonra, 8 Aralık’ta sınır hattında yeniden alevlenen topçu ateşleri, “Kuala Lumpur Barış Anlaşması”nın mürekkebi kurumadan hükmünü yitirmesine neden oldu.
Sonuç olarak Enver İbrahim’in mekik diplomasisi ve Trump’ın siyasi ağırlığıyla şekillenen zirve, 1907 haritalarının yarattığı husumeti diplomatik olarak kısa süreliğine dondursa da, 8 Aralık’ta sığınaklara geri dönen sivillerin görüntüsü, Doğu Asya’da kalıcı istikrarın kâğıt üzerindeki imzalarla değil; ancak sahadaki güvenin yeniden inşasıyla mümkün olabileceğini acı bir şekilde kanıtladı.
KAYNAKÇA
Kaynak 1: https://kureansiklopedi.com/tr/detay/47-asean-zirvesi-2025-50149
